Rx 2 ayda 20 kilos çeviri


” lafı ekonomik teorideki “Opportunity cost” terimini anlatıyor.Hala o “dürtüler” devam etse de şu anda az çok dizginleyebiliyorum (en az RTE kadar doğru söylüyorum hamdolsun…). Size düşünmeniz için bir iddia: Bazen duyarsınız, “Canon çok yaygın olduğu için insanlar alıyor” derler. Şimdi, “öğrendiğini satıp para kazanan”lar mı suçlu yoksa bu işi bedavaya yapan ben mi 🙂 Bu yazı fotoğrafla %100 ilgili değil, daha çok satın alma alışkanlıkları ve davranışları üzerine. Yaptığım işle çok ilgisi olmamasına rağmen bu konuda ekstra ders aldım.– 1000$’a Sigma DP Merrill alırsın, aradaki fiyat farkıyla tatile gidersin ya da kız/erkek arkadaşına güzel bir hediye alırsın. Ama siz 5 dakika mesafedeki dükkanda aynı pilin 5 TL’ye satıldığını biliyorsunuz. Biraz önce şak diye 2,000TL’yi veren adam 70TL için kavga mı ediyor? Boya aynı boya, ama ayakkabının değeri arttıkça senin itiraz olasılığın azalır. Elbette yabancı yatırımcı gelsin, ona itiraz etmiyorum da banka dediğin şey çok ciddi bir mesele. Makinede sadece 36 kare olmasının da etkisi var ama en büyük etkenlerden biri her pozun parasal karşılığının olması. O gün 5000 tane çek, eve gel beğendiklerini seç, beğenmediklerini sil, basmaya değer bulduklarını basıma gönder. Eğer firmalar makineyi ucuza satıp çektiğin kare başına fatura gönderseydi 6 ayda kaç kare çekerdin? Şimdi aynı pizzacıya gittiniz, pizzacı “her yudum 20 kuruş” dedi. Üç ödeme şekli var: 2 ay önce, kurs başladığı gün ve kurstan iki ay sonra. Benim cevabım: 2 ay önce ya da 2 ay sonra ödediğim.“Her seçiş bir vazgeçiştir” lafı bu terimin temeli.Aynı şekilde loto oynama ya da bankaya faize yatırmak da var (5 vakit namaz kıldığı halde parasını “kar payı” veren bankalara yatıranları es geçelim, zaten “kar payı” ile “faiz” aynı şey değil di mi ama? – Elinde bir fotoğraf makinen varsa o makineyi daha iyi kullanıp daha iyi fotoğraflar çekmeyi öğrenebilirsin. Örneğin Darülazece’deki yaşlı ve çocuklara bağış yapar veya yaklaşık 20 hafta boyunca her haftasonu onlara hediye götürebilirsin. Peki bankada 3000$’ın varsa, ya da 2850$, ya da 1500$? Yeni Canon 600EX-RT’nin Türkiye garantili fiyatı şu anda 1400-1700TL arasında. 800TL asgari ücreti olan adamın elinde 1500TL’lik telefon. Kursun ilk günü ya da kurs devam ederken “para” aklına pek gelmez.Türkçesi “fırsat maliyeti” ya da “alternatif maliyet”.Meseleyi soruya çevirelim: Neden çok para harcıyoruz? Aslında cevabı da kolay, ama cevabı kabul etmesi zor. Sorular arasında sana düşündürdükleri açısından fark var. soruda biraz daha acımasız cevap vermek için şansın var çünkü “insanlar” diyorum ve seni ayırıyorum. soruda daha yumuşak ve rasyonel cevaplar düşünürsün çünkü soruyu “sen” olarak sordum. Size de bu konuyla ilgili 1-2 yazı daha okumanızı tavsiye ederim.Anlamı kısaca şöyle: Bir mala ya da hizmete harcadığın para ile, hangi diğer mal veya hizmetleri alabilirdin? Bu yazıdakilerin çoğunu aldığım 1-2 derste gördüm ve fotoğraf konusuyla birleştirdim.– 2800$’a daha uygun fiyatlı bir DSLR alıp 2-3 kaliteli objektif alabilirsin. Satıcı SD kart, taşıma çantası ve LCD korumasını sadece 80 TL’ye önerdi. Bunların hepsi sende zaten var ama RX-1’e verdiğin para 6000TL civarında, yani 80TL hiçbirşey değil. Eve dönerken yolda markete uğradın, meyva reyonunda benzer görünümlü iki farklı elma var. “Hangisini almalı” diye düşündüğün süre, 80TL’yi harcamaya karar verdiğin süreden uzun mu kısa mı? Ama aynı adam hergün aldığı simite 25 kuruş zam geldiğinde bütün gün söylenir… Türkiye’de bankalara borçlananların sayısı son 10 yılda belki 10 kat arttı. Bu yüzden banka sahipleri de yabancı ortak almayı ya da bankayı tamamen yabancıya satmayı uygun gördüler. Dikkat ederseniz “batık” Yunanistan’dan bile iki banka sahibi var. Her çektiğin kare “masraf” olduğu için çektiğin kare sayısını sınırlarsın. Sudan ucuz filmli makineler var, ve çekimlerini sınırlarsan 650D’ye verdiğin parayı filmli bir makinede 5 yılda anca harcarsın ama çekerken “ooh bedava, asıl babam” türküsü…Bir şeyi seçiyorsan, başka birşeyden vazgeçiyorsun demektir (ya da her gördüğünü alabilirsin 🙂 ).Bu beklediğin zaman zarfında RX-1 sana ne kazandırırdı? – RX-1’e verdiğin parayla hayalini kurduğun tatile gidebilirsin, ve 100$’lık bir makine ile tatil hatıralarını çekersin. RX-1’e 6000TL veren adam, 325TL verip (180$) parasoley de alır, değil mi? Türkiye’deki bankaların %80’inin yabancı ortağının olduğunu (ya da tamamen yabancılar tarafından satın alındığını) düşünürseniz, aslında çoğumuz başka bir ülkeye borçluyuz. Hatırlarsanız banka batıranlar artınca hükümet “önlem” olarak banka sahipleri hakkında ciddi kanunlar getirmişti. Ne kadar zengin olursan ol, cebinden para çıkarıp teker teker saymak adama “koyar”. Yani her deklanşöre bastığınızda tak 50 kuruş (farazi söyledim). – Vay simitçi amca hemen asılayım deklanşöre iki kare alayım: “Tak” 100 kuruş. Hele mali olarak sorununuz yoksa ya da fotoğraf merakınız üst düzeydeyse, insanı böyle düşünceler esir alıyor. “Vay i.neee” demeden önce bir düşünün: Bu konular bir şekilde okullarda öğreniliyor ve piyasaya birsürü mezun sürülüyor.