Zayıflamanın kolay yolu cumhuriyet öbs


yaşama kavuştular.İskender Babil’de yakalandığı hastalıktan ölünce yerine komutan Selefkus geçti.İskender’den sonra yönetimi devralan Selefkus (Selefkeliler / Rum Selçukluları) Med yönetim tarzını benimseyerek bölgeyi yönetir.Bu Krallığın Zaza Kürtleri tarafından kurulmuş olduğu tarihçiler tarafından söylenmektedir.(M.Ö.255)Bu isyanlar sonrasında Mezopotamya’da pek çok aşiret bağımsızlığını ilan ederek krallığını kurdu..Strabon bu dönemle ilgili şöyle der;” Ermenilerin hakimiyetindeki Kürtler, sanat, mimarlık ve fen dallarında çok ünlenmiş ve kral Dikran / Tigran bu yüzden Kürtlere çok önem vermişti…”Romalı kumandan Lukulus kaybedilen toprakları geri almak için Ermenilerin üstüne yürüyerek kral Dikran’ı devirir, Ermeni ve Part egemenliğine son verdikten sonra Sophene krallığı ve diğer küçük krallıklara da özerkliklerini geri verir.(M.Ö.70-60)Dr.Bu ayaklanma sonrası Artaxias büyük Ermenistan’ı, Zariadres de Sophene Krallığını bağımsız olarak yönetmeye başladılar.Sophene Krallığı, Zaza Kürtlerinin coğrafik yerleşim yeriyle kesişmektedir.Bu krallıkla ilgili ilk bilgiler; M.Ö 201 yılında Büyük Antiochus’un kuzey Mezopotamya’yı fethiyle ortaya çıkar.Selefkus ölünce oğlu Antokios kral olur ve Antakya şehrini yaptırarak başkenti Babil’den Antakya’ya taşır.

M.Ö.100 yıllarına gelindiğinde Part kralı Mühürdüd Ermenilerle birleşerek elde ettiği güç ile Kuzey Mezopotamya’yı tekrar Romalılardan geri alır ve bölgeyi Ermeni egemenliğine bırakır.Zariades (Zareh) kelimesi de Kürtçeden kaynaklanıyor. Zar kelimesi Kürtçe ve Zazaca “Sarı” demektir…”Yabancı akademisyenler “a” harfini “e” , “ia” yı da “ya” gibi okurlar.Asad Khailany Sophene (Zaza) Krallığı hakkında şöyle der:” Sophene Krallığı Dicle ve Fırat nehirlerinin arasından kurulmuş bir krallıktır.Ancak Antiochus’un Romalılara karşı M.Ö 201 yılında yenildiği Magnesia (Manisa) savaşında, General Artaxias ve Sophene valisi Zariades ayaklanırlar.Yani Zariades “Zer-ya-des “ gibi telaffuz edilmelidir. Bu adın sonraları Sophene olarak değiştiğini görmekteyiz. Argistis de bazı yazılarında (kitabelerinde) Zazalar’ı “Zavaidi” diye belirtmiştir.